Sağlıklı bir insan vücudunun ısısı genellikle 37°C olarak kabul edilir; ancak 36,2°C-37,8°C arasında değişebilir; sağlıklı insanlarda 35,5°C-38,4°C arasında ısılar da tespit edilmiştir. Vücut sıcaklığını doğru öğrenmenin tek yolu termometre kullanmaktır (eli alna koymak doğru bir ölçme yöntemi değildir). Bir insanın vücudunun genel ısısı gerçekte normalken, sıcak gibi görünebilir.
Vücut ısısı, termometre dilin altına yerleştirilerek ağızdan (oral olarak) ölçülebilir; kalın bağısağın son kısmına veya koltuk altına yerleştirilerek ölçülebilir. Göden ısısı genellikle ağızdan ölçülen ısıdan 0,5°C daha yüksektir; koltuk altından ölçülen ısı ağızdan ölçülenden 0,5°C daha düşüktür. Hastalık sırasında karşılaştırma yapabilmek için vücut ısısı hep aynı yöntemle ölçülmelidir.
38,2°C'nin üzerinde ateşi olan çocuk, havale olasılığından kaçınmak için, ateşini düşürmek üzere tedavi görmelidir. Bu, giysilerini çıkartarak; eğer gerekirse üzerini açarak ve ılık bir süngerle çocuğu serinleterek yapılabilir. Ilık banyo da kullanılabilir. Amaç soğuktan titremek değildir, bu ateşin yükselmesine neden olacağından vantilatör de yardımcı olabilir. Ateşin düşmesine yardımcı olması için çocuğa asetaminofen (parasetamol) veya ıbuprofen verilebilir. Ancak asla aspirin verilmemelidir; çünkü bu Reye sendromuna neden olabilir. Aspirin sadece yetişkinler için uygundur.
ISININ DÜZENLENMESİ
İnsanlar dahil canlıların çoğu, herhangi bir süre için çevrelerindeki ısıdan belirgin şekilde farklı bir vücut ısısı sağlama yeteneğine sahip değildir. İki hayvan sınıfı, vücut ısısını sağlamak için fizyolojik mekanizmalar kullanır: memeliler ve kuşlar da dahil olmak üzere sıcakkanlı canlılar (endotermler) vücutlarının içinde ısı üretirken, sürüngenleri de kapsayan soğukkanlı canlılar (ektotermler) dışarıdaki ısıyı kullanarak vücut ısılarını düzenler.
İnsan vücudunun genel sıcaklığı 36,2°C-37,8°C arasındadır. Vücudun iç ısısı günün saatine göre değişir; ayrıca çevreden, bedensel etkinlikten, yenilen yemekten ve duygulardan etkilenir. Vücut 24 saatlik ritmine bağlı olarak, sabahın erken saatlerinde en düşük ve akşamüstü en yüksek ısıdadır.
Vücut ısısı, ısı kaybı ve ısı üretimi arasındaki dengenin bir sonucudur. Vücut ısısı, derinin yüzeyine kan akışı oranıyla belirlenen ısınım; buharlaşma (ter bezleri saatte 1.700 kilokalori (7.100 kilojul) yitirmektedir); ısı yayım ve iletim aracılığıyla yitirilir. Vücudun yağı, sıcak veya soğuk çevrelerde bulunduğunda, yalıtım sağlayarak vücudun sıcaklığını korur.
Beynin vücudun ısısını düzenleyen kısmı hipotalamustur. Vücut ısındığında, hipotalamusa gönderilen uyarılarla ısı yitimi başlatılır; kan damarları genişler ve vücut terler. Eğer vücudun ısısı çok yüksekse (hipertermi) deri kuruyabilir, ardından derin ve hızlı nefes alma gelecektir.
Hasta baş ağrısı, mide bulantısı ve bilinç kaybı yaşayabilir. Vücut, soğuğa maruz kaldığında, hipoterminin ilk belirtisi acıdır. Bunu uyuşma, zihin bulanıklığı, uyuşukluk ve düzensiz kalp atışı izler.
Vücudun ısısında keskin bir artış (hipertermi), sıcak krampları, sıcak yorgunluğu ve sıcak çarpması gibi sıcakla ilgili hastalıkları tetikler. Hipotermi, vücut ısısının tehlikeli bir şekilde 35°C'nin altına düşmesidir; vücut ısısı 13,9°C'nin altına düştükten sonra hayatta kalan bir kişi olmamıştır. Soğuk yarasının ilk aşaması titremedir; bu noktadan başlayarak vücut ısısı daha ciddi bir soğuk yarasına yol açacak şekilde düşmeye başlar. Derinin solduğu veya rengini yitirdiği soğuk ısırığı bir sonraki aşamadır. Uyuşma olabilir veya donan bölge tekrar ısıtılırken ürperti hissedilebilir. Eğer duruma bir çözüm bulunmazsa, soğuk ısırması ilerleyebilir ve dokuda buz kristalleri oluşabilir. Bebekler ve çocuklar, aşırı ısıya özellikle de soğuğa karşı dayanıksızdırlar; çünkü yetişkinlere göre, ağırlıklarına oranla daha fazla vücut yüzeyleri vardır. Ancak bebekler ve çocuklar, benzer çevredeki bir yetişkinden farklı giydirilmek zorunda değildir. Bebekler, dereceye göre fazla giydirildiklerinde aşırı ısınabilir. Yeterince sıcak tutmayan giysilerin de tehlikeli olabileceğini unutmamak gerekir. Ani çocuk ölümü sendromundan fazlasıyla endişe duyan ve uyku için bebeği yeterince sıcak tutacak şekilde giydirmeyen anne babalar dikkatli olmalıdır. Uyuyan bir çocuk için oda ısısı yaklaşık 20°C olmalıdır.
Ateş, enfeksiyon veya yaralanmaya karşı savunma mekanizması olarak, vücudun ısısı yükseldiğinde ortaya çıkar. Beyaz kan hücreleri, enfeksiyonun yerleştiği bölgelere doğru yola çıktıklarında, kan dolaşımına bırakılan kimyasallar ateşe neden olur. Ateş, tek başına nadiren zararlıdır. Isı yükseldikçe, hafif su kaybı ile birlikte ateş ve titreme görülebilir. Çok ender olarak, çocuk ateşle birlikte havale geçirebilir.