Grip belirtileri farklılık göstermesine ve ağır bir nezleye benzemesine rağmen, virüse bağlı bu hastalık nezle ve diğer üst solunum yolu hastalıklarından tamamen farklıdır.
Grip genellikle havadaki damlacıklar yoluyla bulaşır ve daha yaygın olarak kışın görülür. Dış katmanındaki proteinlerin değişme sıklığı nedeniyle virüs son derece ilginçtir. Virüse bağlı enfeksiyonlara karşı bağışıklık, antikorların bu proteinleri bağlamasına dayanmasına rağmen, dış protein katmanındaki değişim nedeniyle daha önce enfekte olmuş bir kişinin bağışıklık mekanizması grip virüsünü tanımaz ve hastalık tekrar meydana gelebilir.
Grip virüsünün tanınabilir yüzey proteinlerinde hemen her yıl görece ufak değişimler gerçekleşir ve böylece bulaşıcı yeni türler oluşur. Büyük antijen kaymaları daha nadir gerçekleşir ancak sonucunda tamamen yeni bir virüs üreyerek dünya çapında yayılabilecek (bunlar pandemik olarak adlandırılır) büyük çaplı grip salgınlarına neden olur.
Grip tipik olarak titremeli bir ateş, baş ağrısı, kas ağrısı ve eklemlerde yorgunluk şeklinde akut olarak ortaya çıkar. Ayrıca ağız kuruluğu, boğazda duyarlılık ve iştah kaybı da meydana gelebilir. Ateş genellikle 38-40 dereceye çıkar ve 3 veya 4 gün devam eder. Diğer belirtiler ise 1 ile 2 hafta boyunca devam eder. Grip genellikle kendi kendine düzelmekle birlikte, hasta kendisini çok rahatsız hisseder. Bu hastalık önemli sayıda okul ve işgünü kayıplarına neden olur.
Gribi potansiyel olarak tehlikeli hale getiren şey bu enfeksiyonla bağlantılı komplikasyonlardır. Daha önceden akciğer hastalığı olan kişiler, grip olduğunda durumları ağırlaşır. Başlı başına virüs akciğerleri etkileyerek ağır nefes tıkanıklığına neden olan bir zatürreeye yol açabilir ve bu hastalık her yaş grubundaki kişilerde görülebilir. Özellikle yaşlılarda durumu ağırlaştıran bir bakteri enfeksiyonu öksürük ve balgama yol açan tipik bir zatürreeye neden olabilir. Grip ile bağlantılı zatürree, özellikle büyük salgınlarda ölüm nedenidir.
Gribe yakalanma riski yüksek olan kişilerin aşılanması çok önemlidir. Yüksek risk grubu 65 ve üzeri yaştaki kişileri, kronik kalp ve akciğer hastalarını, diyabetlileri ve bağışıklık sistemi baskılanan kişileri kapsar. Kalabalık ortamlarda bulaştırma ihtimali yüksek olduğundan, bakım evlerinde kalan kişilerin de aşılanması tavsiye edilir. Cansız grip virüsü aşısı gribe ve komplikasyonlarına karşı büyük oranda koruma sağlar. Virüste sürekli olarak antijen değişimi olduğundan kişilerin en son virüs soylarına karşı geliştirilmiş aşılarla her yıl tekrar aşılanması çok önemlidir.
Grip tanısı, genellikle klinik özelliklere bıkılarak varsayımsal olarak konur.
Sonuç alınması günler süren karmaşık laboratuvar testlerinin gerekmesi nedeniyle spesifik bir grip teşhisi konması güç olmaktaydı. ancak günümüzde hızlı ve kesin tanı yöntemleri bulunmaktadır. Yakın tarihlerde, erken aşamalarında gribi tedavi eden virüsleri öldüren ilaçların çıkmış olması nedeniyle bu testler özel bir önem taşımaktadır. Ancak bu ilaçlar ciddi komplikasyonların gelişmesini önleyemez ve bu nedenle aşılamanın tam bir alternatifini oluşturmazlar ve yalnızca uygun oldukları zaman kullanılmaları gerekir.